Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 16 Ocak 2021 Cumartesi
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Gıda »  BASINDAN MAKALELER » 
facebook
Twitter
  ANA SAYFA   
 Gıda Güvenliği
 Tüketici Köşesi
 Un, Unlu Ürünler
 Makarna
 KuruTahıl,Bakliyat
 Yemeklik Yağlar
 Kırmızı Et, Ürünleri
 Fast Food
 Dondurma
 Beyaz Et, Ürünleri
 Yumurta, ürünleri
 Süt, Süt Ürünleri
 DondurulmuşGıda
 Sebze,Meyve
 Bal, Reçel
 Zeytin, Ürünleri
 Konserve,Turşular
 Hazır Yemek
 Kuru Yemiş,Çerez
 KurutulmuşGıda
 Organik Gıdalar
 Diyet Gıdalar
 Baharatlar
 Salça, Ketçap
 Tatlı, Şekerleme
 GDO Gıdalar
 Marketler, Haller
 Toptancı, Bakkal
 Restoranlar
 Diğer Gıdalar
 Ambalaj
 Seminer,Kongre

Sütaş toplantı notları

 

 Feyzan E.TOP / KARŞI PENCERE
 
 
 
 
Bu hafta Sütaş’ın “Kanaat Önderleri” toplantısına katılma fırsatı buldum. Sütaş benim sevdiğim markaların arasındadır. Yöresel ürünlere özellikle ağırlık veren çalışmaları ise hep hoşuma gitmiştir. Hele çocuklu aileler için hijyenik olma, az fabrikasyon süt, yoğurt, peynir gibi gıda maddelerinde hayli öne geçmektedir.

Ergun Ermutlu’nun da bulunduğu toplantıda sektörün sorunlarından da biraz konuştuk. Gıdacıların hemen hepsinin sorunu aynı; marketlerde raf bulma. Ermutlu’ya göre bunlar daha iyi günler, ileride raf bulma daha da güçleşecek. Sektöre yabancı firmalar ilk girdiğinde raf almış marketlerden; o zaman pek çok gıdacı gibi onlar da bunun ne kadar gerekli olduğunu sorgulamış. Ermutlu; “Tabii onlar yurtdışından deneyimli olduğundan biz daha sonraları anladık bu rafl arın önemini” diyor. Başkan Serpil Varol ise sütlüklerin sınırlı alanlarla kısıtlı olmasını eleştiriyor; “Bizim gibi alanında lider markalar için durum daha kolay, ama başarılı fakat küçük markalar bu sütlüklerde yer bulmakta hayli zorlanıyor, hata bulamıyor”, diyor. Neyse ki şimdilerde Carrefour gibi marketler “kategori kaptanlığı” yaptırarak tüketiciye daha güzel, daha net sunumların yapılabilmesi için kendilerinden bile yardım alıyormuş, ne mutlu(!)
Marketler aslında farklı yaşam çeşitlerini de sunuyor bizlere. Sabah saatlerinde çalışmayan, emekli, çocuğu yuvada annelerin hakimiyeti söz konusu. Öğlen saati öğlen arası olan çalışanların, akşam saatleri ise daha ziyade çalışanların akşam yemeği veya misafir alışverişi ile geçiyor. Satın almayı bu farklı grup insanlara yönelik arttırmak için farklı çalışmalar her daim yapılıyor. Sütaş danışmanlarına göre bu üç farklı grup için üç ayrı düzenleme gün içinde yapılsa satışlar hayli fark eder.

Bu toplantıda aklımda kalan ilginç tespitlerden biri de misafir için alınan gıdalar oldu. Ülkemiz de “misafir odası” geleneği yemek için de geçerliymiş. Örneğin misafir geliyorsa bir eve, ona göre yoğurt, süt, çikolata vs. alınmaktaymış. Tüketici aile normal şartlarda daha uygun bir markayı tercih ederken, misafir beklediğinde en iyi ürünü alma çabasına giriyormuş. Kuyumcuların söylendiği ama genel toplumda bir rahatlama geldiğine inandığım taksit düzenlemesi için ise marketlerde artık taksit uygulanmamasını Sütaş Ailesi destekliyor, yerinde buluyor pek çoğumuz gibi.

Bir başka ilgimi çeken need store konusu oldu. Buradan şunu anlayalım; Makrocenter gibi en üst sınıfa hitap eden marketlerdeki tüketici davranışı ile BİM gibi daha orta seviye marketlerin tüketici davranışı birbirinden çok farklı. Misal araştırmalara göre Macrocenter tüketicisi market içi kampanyadan hiç hoşlanmıyor. BİM’de ise durum tahmin edeceğiniz gibi tam tersi. Bu marketlerin birbirinden çok farklı olması demek iki farklı grubun birbirinin alanına “asla, zinhar” girmiyor demek değil, aksine her iki grup da bir ihtiyacı olduğunda bu marketlere rahatlıkla giriyor ki bu sınıf bilinci açısından da güzel bir gelişme. Sütaş, 1950’lerde Kirmikir muhtarı Celalettin Bey tarafından kurulup günümüz TÜSİAD’ın da “efendi” Başkanı Muharrem Yılmaz’a uzanan hikâyesinde yüzde 77’lere varan ulaşma kapasitesi ile en yüksek hane erişimine sahip marka.

Sütü aşkla, ottan sofraya tabirleri ile sevdirmeye çalışan grubun kanımca en büyük farklılığı uygulamalı eğitim merkezi. 1996’dan bu yana 15 binden fazla kişiye ücretsiz hizmet veren grubun tek amacı hayvanların doğru beslenip sağılması, yetiştirilmesi. Sadece bu özelliklerinden ötürü onları gönülden tebrik etmemek imkansız. Bugün siz de hayvancılığa adım atmak istiyorsanız Sütaş’ın bu sosyal sorumluluk olarak başlayan ama çiftçiliği sonuna kadar özendiren bu hizmetinden bila bedel faydalanabilirsiniz, üstelik sütünüzü illa Sütaş’a vereceksiniz diye bir kaideleri de zinhar yok. Kanımca Sütaş bu önemli farklılığını daha çok duyurabilmeli. Doğru işler yapan herkesin reklam korkusu ile farklılıklarını anlatmaya çekindiği bir dönemde ben Sütaş’ı yazmaktan mutluluk duydum. İlk DÜNYA Gazetesi’ni çağırıp kendilerini anlatmaları elbette hoşuma gitti, sosyal sorumluluklarını dinledikçe ülkemizde doğru çalışma şartlarının yaratılması ve hayvancılığın bu yolla özendirilmesi çok mühim bir adımdır, bu ülke kıymetlimiz ona sahip çıkalım…










http://www.dunya.com/

Ekleme Tarihi
29.05.2014
Ekleyen Kişi
gidatarim2

Etiketler: Feyzan E.TOP,Sütaş
Paylaş | |

>> Arşiv İçin Tıklayınız