Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 20 Şubat 2020 Perşembe
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Tarla Bitkileri »  Fasulye, Bezelye  »  BASINDAN MAKALELER » 
facebook
Twitter
  ANA SAYFA   
 Örgütler
 Tohum-Çeşit
 İlaç-Gübre
 Mekanizasyon-Sulama
 Yetiştirme teknikleri
 İyi tarım uygulamaları
 Organik üretim-ürün
 Hasat-Depolama
 Taze fasülye-bezelye
 Kuru bakliyat
 Konserve sanayi
 İhracat-İthalat
 Araştırma-Geliştirme
 Kamu çalışmaları
 Destek ve teşvikler
 GDO
 Diğer

Dermason 11 TL Baldo 7 TL...

 
 
 
Olayların içinden | Güngör Uras
guras@milliyet.com.tr

 
 
Fasulyemizi, pirincimizi Eminönü’nde Boyabat Pazarı’ndan alırız. İzzet Gürel, “Hocam, bu yıl ürün az oldu. Fasulye fiyatı pirinç fiyatının önüne geçti” diyor.
Fasulye ve pirinç bizim halkımızın en fazla tükettiği kuru gıda ürünleridir. Pirinç fiyatı fasulyenin önünde koşarken, ne oldu da fasulye öne geçti. Ne oldu da bugüne kadar para etmeyen patates birdenbire fiyat yarışına katıldı?
Geçen yıl Eminönü’nde 7 TL’den satılan Dermason fasulye bu yıl 11 TL. Kilosu 9 TL’ye satılan İspir fasulyesi 15 TL. Yarısı pişen yarısı pişmeyen en kötü ithal fasulyenin kilosu 4 TL’den 8 TL’ye yükselmiş.
Osmancık pirinci 3 TL’den 4.25 TL’ye, Baldo pirinci 4.5 TL’den 7 TL’ye çıkmış.
Bazı satış yerlerinde fasulyenin kilosunun 14-16 TL’den satıldığı, karkas dana eti fiyatı ile aynı fiyattan işlem gördüğü söyleniyor.
Geçen yıl kilosu 1 TL olan patatesin en ucuzu 2.5 TL.

Üretim yetersiz
İki üründe de fiyat artışının nedeni üretim yetersizliği. Ama üretim yetersizliğinin nedenleri farklı.
-Patates üreticisi uzun yıllar siğil hastalığı nedeniyle ürün alamadı. Uzun süre patates ekim alanları boş bırakıldı. Önceki yıl ürün bol oldu. Bu defa satamadı. Ürün tarlada kaldı. Bunun üzerine üretimi kıstı. Şimdi de üretim talebi karşılamıyor.
Patates talebi yılda 4.5 milyon ton. 4 milyon tüketime 350 bin ton tohumluğa gidiyor. 150 bin top kayıp var.
Önceki yıl üretim 4.8 milyon ton iken geçen yıl 3.9 milyon tona düştü. Talebin gerisinde kaldı.
-Fasulyede yapısal sorun var. İthal fasulyenin kalitesi kötü ama fiyatı ucuz. Yerli üretici ithal fasulye ile rekabet edemiyor. Fiyatı artıramayınca, fiyat maliyeti karşılayamadığı için fasulye ekmiyor.
Bizim üretimimiz 200 bin ton dolayında. Yıllık fasulye talebi 240-250 bin ton.
Genelde yılda 40 bin ton kuru fasulye ithal ediliyor. Bu yıl fasulye ithal edilen ülkelerde kuraklık nedeniyle üretim düştü. Fiyatlar yükseldi. İthal fiyatlarının artması karşısında yerli üretici de ithal fiyatının imkan verdiği ölçüde fiyatını yükseltiyor.

İthalat “cinayet”tir
Çözüm: Her üründe olduğu gibi üretimi artırmak.
Tarım ülkesi Türkiye’de herhangi bir ürünün yetersizliği nedeniyle ithalat bize yakışmıyor.
Fasulye fiyatının artması karşısında Ankara’nın fasulye ithalatını teşvik edeceği, ithal fasulyede gümrüğü aşağıya çekeceği söyleniyor.
İşte bu cinayet olur. Fasulye üretimi ölür. Zaten hayvancılıkta da tarımsal üretimde de Ankara devamlı cinayet işliyor. Et fiyatları yükseldi. Aç kapıyı. İthal et gelsin. Hooop... Hayvan yetiştirenler hayvanları kesiyor. Hayvancılığı bırakıyor. Fasulye, pirinç fiyatı arttı. Aç kapıyı. Ucuz pirinç ve fasulye gelsin. Hooop... Pirinç, fasulye üretenler, üretimi bırakıyor.
Tarım politikası denen şey, ülkede tarımsal üretimde “istikrarı” sağlayarak üretimi artırmaktır. Şu veya bu nedenle üretimin fazla veya az olmasında
üreticiyi öldürmeden fiyatlardaki dalgalanmayı önlemektir.
 
 
 
 
http://ekonomi.milliyet.com.tr/
 
alt
alt

Ekleme Tarihi
10.01.2014
Ekleyen Kişi
gidatarim2

Etiketler: Güngör Uras,Dermason , Baldo
Paylaş | |

>> Arşiv İçin Tıklayınız