Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 30 Mayıs 2020 Cumartesi
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Çevre, Enerji »  BASINDAN MAKALELER » 
facebook
Twitter
  ANA SAYFA   
 Örgütler, Paydaşlar
 Çevre Sorunları, Koruma
 Toprak,Su Kaynakları
 Küresel Isınma, İklim Değişimi
 Doğal Kaynaklar Yönetimi
 Enerji Kaynak, Sistemleri
 Sulama, Enerji Sistemleri
 Araştırma, Geliştirme
 Kamu çalışmaları
 Destek, teşvikler
 Biyoteknoloji
 Hava Durumu
 Diğer


Didem ERYAR ÜNLÜ / YAKIN PLAN
 
 
"Yeşile yatırım yapmanın tam zamanı"
 
 
didem.eryar@dunya.com

 
 
Dimitri Zenghelis, 2007-2008 yılları arasında Stern Raporu Ekibi'nin başkanlığını yapmış bir isim. Stern Raporu, iklim değişimi alanında temel belgelerden biri olarak kabul ediliyor ve iklim değişimine ekonomik açıdan eğiliyor. 2006 yılında İngilitere'de yayımlanan rapor, 700 sayfadan oluşuyor.

Bugün London School of Economics bünyesindeki Grantham Küresel Isınma Araştırma Enstitüsü'nün başkanlarından olan Zenghelis aynı zamanda İngiltere Küresel Ekonomi ve İklim Komisyonu'nun Baş Ekonomisti.

Sorularımızı cevaplayan Zenghelis, ekonomideki kötü gidişatın, yeşil inovasyonlara yatırım yapmakla sona ereceğini söylüyor. "Yeşile yatırım yapmanın en doğru zamanı; bu fırsatı heba etmeyelim" diyor.
Zenghelis'e göre, israfa dayalı, kaynakları hızla harcayan altyapılara son vermek, inovasyonun önünü açacak. Ancak inovasyonu, piyasaların insafına bırakmamak gerekiyor; çünkü "hava, su, toprak gibi yaşamsal kaynakların yanlış fiyatlandırılması ve aşırı tüketimi, bu kaynakların tükenmesini hızlandırıyor."

Yeşil ekonominin ekonomi, enerji, inşaat, ulaşım, sanayi ve toprak kullanımı gibi çok sayıda sektörü kapsadığını söyleyen Zenghelis, "Çin ve Güney Kore, teknolojiye dayalı düşük karbonlu büyümeye odaklandılar. Bu yeni iş fırsatları yaratıyor. Güvenin zayıfladığı koşullarda gerekli olan, bir yandan yatırımcıyı teşvik eden politikalar üretmek, diğer yandan net bir stratejik vizyon belirlemek. Düşük karbon ekonomisine geçişin kaçınılmaz olduğunu anlamak gerekiyor. Yatırımların da kaynak kullanımının etkin olduğu yaratıcı sektörlere yönlendirilmesini sağlamak, büyümeyi geri getirecektir" yorumunu yapıyor.

Eksik olan sermaye değil, fırsat algısı

Zenghelis'in önemle altını çizdiği konu ise, yaşadığımız ortamda eksik olanın sermaye değil; fırsatları algılama yeteneği olduğu. Avrupa Birliği'nin son dönem yenilenebilir enerji politikalarını eleştirmesinin nedeni de bu aslında.

Zenghelis'in sorularımıza verdiği cevaplardan öne çıkan noktalar şöyle:

- "AB'nin emisyon ticareti sertifikaları, yeşil yatırımları teşvik etmekten uzak. AB, emisyon ticareti sertifikaları belli bir süre için 10 euronun altına indi. Bu, yenilenebilir teknolojilere ve enerji verimliliği alanlarına yatırım yapmayı düşünenlere olumsuz bir sinyal veriyor. Dolayısıyla, Avrupa'nın düşük karbon ekonomisine dönüşümünü yavaşlatacak bir uygulama. Aynı zamanda, hızlı büyüyen küresel pazarda, Avrupa'nın rekabet gücünü kaybetmesine yol açabilir."

- "İstikrarlı bir ekonomik tablo oluşturmak için, küresel uzlaşmaya ihtiyaç var; fakat ülkeler arası anlaşmalarla istenen sonuçlara ulaşmak mümkün görünmüyor. Karbon konusunda sorumluluk paylaşımı oldukça zorlu bir konu. Kişi başına düşen karbon emisyonlarının düşük olduğu ülkelerde, karbon emisyonları hızla artıyor. Bazı ülkeler ve sektörler küresel ısınmadan yarar sağlarken, diğer ülkeler ve sektörler hareketsizlikten yarar sağlıyor. Karbon emisyonlarının ölçülmesi kolay değil; özellikle de toprak kullanımı söz konusu olduğunda. İklimsel etkiler ve teknolojik yenilikler oldukça belirsiz. Bu yüzden bilinmezlikler, karışıklıklar oldukça fazla. Küresel anlaşmalar çok önemli, fakat hareketin büyük bir bölümünün devletler ve yerel düzeyde başlaması gerekiyor. Dünya genelinde bir çok ülke, düşük karbon ekonomisine geçişin yollarını gösteriyorlar. Almanya, Güney Kore, Meksika, Çin gibi büyük ekonomiler, enerji verimliliği ve karbon politikalarına yönelik oldukça iddialı politikalar ortaya koyuyorlar. Bu çabalar büyük ölçüde yerel ekonomik ve çevresel nedenlerden kaynaklanıyor; uluslararası anlaşmalara uyma gerekliliğinden değil."

- "2013 yılında dünya genelinde yenilenebilir enerji yatırımlarında azalma oldu. Bunun nedeni, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin sonucunda, yatırımcının yenilenebilir teknolojilere olan güvenin azalmış olması. Çok sayıda yatırımcı, yeşil sektöre önemli boyutta yatırım yapmadan önce, piyasalardan net bir işaret bekliyor. Mevcut durumda, yeşil sektörün finansman bulmakta zorlanacağını düşünenler de var."

- "Yatırımcılar ve girişimciler başarılı bir dönüşüm için anahtar role sahipler; fakat mevcut piyasa hatalarını aşmak için net bir politikaya ihtiyaç var. Bu sadece karbon yoğun ürün üretmek ve tüketmekten vazgeçmekle ilgili değil, aynı zamanda teknoloji kullanımını yaygınlaştırmakla da ilgili."

- "Düşük karbon ekonomisine geçiş farklı teknolojiler yoluyla gerçekleşecek. Solar, rüzgar, akıllı şebekelerin yanı sıra; elektrik üreten percereler; karbonu emen yapı malzemeleri; daha uzun ömürlü piller gündeme gelecek. Geleneksel yakıtların yol açtığı karbon emisyonlarını toplayıp, depolayabileceğiz. Aynı zamanda kurumsal, kültürel ve davranışsal değişimlere; yaşam tarzı değişimine ihtiyacımız var. Örneğin otomobillerden çok, entegre kamu taşımacılığını temel alan düşük karbonlu, verimli şehirlerde yaşamalıyız artık."  
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Ekleme Tarihi
20.02.2014
Ekleyen Kişi
Özgür Şevik

Etiketler: Yeşile yatırım yapmanın, tam zamanı, Didem ERYAR ÜNLÜ, Zenghelis, Stern Raporu
Paylaş | |

>> Arşiv İçin Tıklayınız