Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 14 Temmuz 2020 Salı
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Çevre, Enerji »  BASINDAN MAKALELER » 
facebook
Twitter
  ANA SAYFA   
 Örgütler, Paydaşlar
 Çevre Sorunları, Koruma
 Toprak,Su Kaynakları
 Küresel Isınma, İklim Değişimi
 Doğal Kaynaklar Yönetimi
 Enerji Kaynak, Sistemleri
 Sulama, Enerji Sistemleri
 Araştırma, Geliştirme
 Kamu çalışmaları
 Destek, teşvikler
 Biyoteknoloji
 Hava Durumu
 Diğer


Tevfik GÜNGÖR / OLAYLARIN İÇİNDEN
 
 
Yağmur ve kar yağmayınca susuz kalıyoruz
 
 
gungoruras@superonline.com
 
 
 
 
Su kıtlığı gündeme geldiğinde 2 soruya cevap aranır:

Bu kadar gölümüz, ırmağımız, deremiz var. Bu kadar yer altı suyu kaynağı var. Yağış olmayınca neden bu kaynaklardan yararlanmıyoruz?

Şehirlere su getirmek için bu kadar baraj yapıldı. Neden şehirler gene de su sıkıntısı çekiyor?
İki sorunun da cevabı tek: Çünkü suda yağışa bağımlıyız. Yağmur ve kar yağmaz ise dereler, barajlar, yer altı suları da kuruyor.

Bir başka konu: Yağış azalınca şehirlerde halkın su ihtiyacı gündeme geliyor. Ama bunun gerisinde tarım var. Suyun büyük bölümü sulamada kullanılıyor. Su azalınca tarım sektörü de çöküyor.
 
Gölümüz, deremiz, barajımız bol ama bunların dolması için yağmura ve kara ihtiyacımız var.
 
Türkiye’de büyük küçük 120’den fazla tabii gölümüz var. Bazılarının derinliği 30 m’den fazladır, bazıları ise sadece birkaç metre.

Tabii göller dışında 706 baraj gölüne sahibiz. Bazıları doğal gölden büyük. Atatürk Barajı’nın yüzeyi 817 km2, Keban Barajı’nın 675 km2, Karakaya Barajı’nın 268 km2, Hirfanlı Barajı’nın 263 km2.
 
Çok sayıda akarsuyumuz var. Sakarya, Filyos, Kızılırmak, Yeşilırmak, Çoruh Karadeniz’e, Asi, Seyhan, Ceyhan, Tarsus, Dalaman Akdeniz’e, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz ve Meriç Ege’ye, Susurluk/Simav Çayı, Biga Çayı, Gönen Çayı Marmara’ya dökülüyor.. Fırat ve Dicle Basra Körfezi’nde, Aras ve Kura ise Hazar Denizi’nde son buluyor.

Türkiye’nin iklimi yarı kurak iklim. Güney bölgeleri, subtropikal iklimlere benziyor. Akdeniz ikliminde yazlar kurak ve çok sıcak, kışlar yağışlı ve ılık geçiyor. Kuzeyde ise her mevsim yağışlı olan Karadeniz iklimi var. İç bölgeler step iklimi karakterinde. Sıradağlarla çevrelenmiş olduğundan az yağış alıyor. Özetle Türkiye’de yağış bölgeye ve zamana göre büyük farklılıklar gösteriyor.

Türkiye’nin özellikle dağlık olan kıyı bölgelerinde yağış bol (1.000-2.500 mm/yıl). Kıyılardan iç bölgelere gidildikçe yağış azalıyor. Marmara ve Ege bölgelerinde, Doğu Anadolu’nun yaylalarında ve dağlarında yağış 500-1.000 mm/yıl’. İç Anadolu’nun birçok yerinde ve Güneydoğu Anadolu’da yağış 350-500 mm/yıl. Tuz Gölü çevresi Türkiye’nin en az yağış alan yerlerinden biri. (250-300 mm/yıl).
 
Akdeniz Bölgesi’nde kar yağışı yılda 1 gün ve daha az, Doğu Anadolu’da 40 günden fazla. Karın yerde kalma süresi Akdeniz ve Ege kıyılarında 1 günden az, Marmara ve Karadeniz kıyılarında 10-20 gün, İç Anadolu’da 20-40 gün ve Doğu Anadolu’da Erzurum-Kars bölümünde 120 gün dolayında.
 
Devlet Su İşleri’nin yayınladığı verilere göre;
 

-Türkiye’de yıllık ortalama yağış yaklaşık 643 mm. Bu ise yılda ortalama 501 milyar m3 su büyüklüğünü ifade ediyor.

-Su buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri dönüyor. Bir bölümü yeraltı suyunu besliyor. Bir bölümü akarsular vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere boşalıyor.

-Yeraltı suyunu besleyen suyun bir bölümü pınarlar vasıtasıyla tekrar yerüstü suyuna katılıyor. Komşu ülkelerden nehirlerle su geliyor..

Bütün bunların sonunda ülkede tüketilebilir yerüstü ve yer altı su potansiyeli ortaya çıkıyor.
DSİ hesaplarına göre bizim su potansiyelimiz yılda ortalama toplam 112 milyar m3 tür. Ve de biz bunun her yıl ortalama 44 milyar m3’ünü kullanıyoruz.

Toplam 44 milyar m3 suyun 32 milyar m3’ü sulamada, 5 milyar m3’ü sanayide, 7 milyar m3’ü ise şehirlerde, içme suyu ve şehir suyu olarak kullanılıyor.

Görüldüğü gibi suyun büyük bölümü tarımda vahşi veya modern sulama için kullanılıyor. Türkiye’nin yüz ölçümü 78 milyon hektar. Üçte biri 28 milyon hektarı tarım yapılan arazi. Sulanabilecek arazi miktarı 8,5 milyon hektar. 5,5 milyon hektarlık arazi sulamaya açılmış durumda, 3,21 Milyon hektarı modern sulama şebekesine sahip.

Bir ülkedeki toplam kullanılabilir su varlığına göre, (Kullanılan suya göre değil, varlığa göre) yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3’ten daha az ise o ülke su fakiri olarak, 2.000 m3’ten daha az ise su azlığı yaşayan ülke olarak , 8.000-10.000 m3’ten daha fazla ise su zengini ülke olarak adlandırılıyor. Türkiye kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 olduğundan “su azlığı yaşayan ülke” sayılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Ekleme Tarihi
25.02.2014
Ekleyen Kişi
Özgür Şevik

Etiketler: Tevfik GÜNGÖR, kuraklık, yağmur, kar, susuzluk, su kıtlığı
Paylaş | |

>> Arşiv İçin Tıklayınız