Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 17 Temmuz 2019 Çarşamba
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  BASINDAN MAKALELER » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler


 
 Refika Birgül
 
 


Kuzuların sessizliği
 
Hayvan pazarlarını dolaşıp 'kuzu gibi' olmanın anlamını derinden hissetmek, eti kavururken büyüklerinin âdetlerini hatırlamak ve akşamında ailece aynı sofra etrafında toplanmak...

Bayramı şölen tadında geçirmek için bu ipuçlarına, önerilere ve notlara ihtiyacınız olacak.
 
 
 
Kimimiz bugün sabah erken kalkıp kurbanımızı kesmeye gidecek, kimimiz bu günü başka türlü bir yardımlaşma yöntemiyle geçirecek. Allah'ın bize verdiklerine teşekkür etme ve karşılığında elimizden gelen farklı şekillerde geri verme arzusu var içimizde. Bugünün en önemsenmesi gereken tarafı rahatça ve düşünmeden tükettiğimiz etin fasulyeden farklı olarak bir canı olduğunu hatırlamak; gözlerine baktığımız, yeri geldiğinde sevdiğimiz, beslediğimiz ve vedalaşma zamanı geldiğinde kıydığımız cana saygı ile kemiğinden bağırsağına kadar onu en iyi şekilde değerlendirmek gerekliliği.
Bir taraftan da şehrin farklı yerlerinde kurulan hayvan pazarlarının durumlarını merak ediyordum. Çekmeköy kurban pazarında biraz dolaştık. Ata Değirmenci ve oğulları Ozan ve Tarkan'ın Ağva'daki çiftliklerinde yetiştirdikleri kıvırcık koyunlarıyla vakit geçirip hem onları hem de kuzu gibi olmanın gerçek anlamını bu kez biraz daha derinden hissettim. İthal edilen hayvanlar ve yem fiyatları bu yıl artık küçük hayvancılıkta bıçağın kemiği kırmak üzere olduğunu bir kez daha hissettirdi.

Koyunu keserken hangi parçaları nasıl kullanabilirim?

Bir kere hayvanı kesip derisini yüzdükten sonra belli iç organları-sakatatlar- ve farklı bölümlerini kullanabilirsiniz. Şöyle anlatalım:



Kurban Bayramı'nın olmazsa olmazı kavurma için öneriler

Yukarıda bahsettiğim et bölümlerini birbirine çok karıştırmadan ya da benzer sertlikte etleri bir arada kullanarak yapmak önemli.
Etin kendi suyunu kaybetmemesi, kendi lezzetini içinde barındırabilmesi için kendi yağında yüksek ateşte mühürleyerek başlamak gerek. Böylece etin dışı güzel pişmiş gibi duracak.
Etleri kendi suyunu salana kadar, yaklaşık 30-45 dakika orta-kısık ateşte pişirmeye bırakın. Bu esnada 1 adet soğanı hiç doğramadan bütün olarak etlerin arasına koyun. Bütün soğanın pişip tat verme süresi size iyi bir yol gösterici olacak. Soğanı iki üç yerinden bıçaklayın ki tatlar ve sular birbirine karışsın.
Et, suyunu salıp tamamen çektikten sonra ateşin altını biraz daha açıp bol bol karıştırarak kavurun. Bu aşamada sarmısak atabilirsiniz. Yaklaşık 40 dakika daha pişince bayram kavurmanız hazır olacak.

Peki sakatat ne olacak?

Sakatat tam anlamıyla bir kültür işi, pek çok aşçının da derinlemesine bilmediği bir konu. Bizim mutfakta da yıllardır birlikte çalıştığımız Pelin Dumanlı'nın yakında bir sakatat kitabı çıkıyor. Sakatatla neler yapılabileceğini ona teker teker sorarak bir liste oluşturalım dedik.
Kelleyi uzun saatler fırında pişirmek veya haşlayıp etlerin tadını suyuna bırakmasıyla bir çorba yapmak mümkün. Yanak en lezzetli eti diyebiliriz. Karaciğerle bayram pilavı, az pişirip mühürleyerek ciğer tava yapabilirsiniz., akciğerle eski yemek kitaplarından akciğer böreği yapılıyormuş, denenebilir. İşkembe ve bölümleri, ince bağırsak, kalın bağırsak (mumbar) ailede bilen varsa temizleyebilir ve güzelce yenebilir ancak kurban telaşında biraz zor olabilir. Dil, yapısı itibariyle aslında bir iskelet kası, pişmesi zaman alacaktır ama piştiğinde lezzetine değeceğinden emin olabilirsiniz.
Uzun ve kısık ateşte haşlayıp piştikten sonra ılıkken derisini soymak gerekir. Dana kuyruğu en sevdiğim parçalardan. Kesilmesi zordur ancak sonrasında yapraklarını açmış bir çiçeğe benzer, biraz sirke ve yoğurt ile çürüterek kıyma yapıp köfteye çevirebilirsiniz. Dalak için Ermeni usulü dolmayı deneyebilirsiniz. Bayram telaşında biraz meşakkatli olabilir. Yürek, sotesi sert olduğundan bir nevi kalamar gibi düşünebilirsiniz. Böbreği tavada pişirebilirsiniz. Hazır beyin ve paça varken bol lezzetli bir çorba yapabilirsiniz, koç yumurtasını ızgara yapabilirsiniz, ikiye bölüp kafesleyerek çiçek gibi açabilirsiniz. Mekruh olarak görüldüğünü de hatırlatmak isterim.
Sakatat uzun süre saklanamaz. İstisna olarak kuyruk, kelle, paça ve işkembeyi dondurabilirsiniz. Hatta Lübnan'da yeni kesilmiş hayvanın daha ılık halindeki ciğeri kurban âdeti olarak çiğ ılık şekilde yeniyor.

Bayram sılgıcı

Bu tarif için bir adet kuzu kol ve bir de kuzunun gerdanını kullandım. Gerdanı yumruk büyüklüğünde kemiğinden ayırmadan kesin. Kuzu kolu da yumruk büyüklüğünde ve kemikleri üzerinde kalacak şekilde kesin.
Kuzunun yağının bir kısmını üzerinde bırakın. Lezzeti bu yağ verecek.
Geniş bir tencerede (burada etlerin rahat yayılması ve silkelemek için alanın bol olması önemli) ocağın en küçük gözünün, en kısık ateşine alın. Havalandırmayı sonuna kadar açın. Eğer bir piknik tüpünüz varsa bu işlemi balkonda da yapabilirsiniz.
Bu şekilde et yavaş yavaş pişecek. Yarım saatte bir tencereyi altüst yapın. Önce yağını ve biraz suyunu bırakacak sonra çıtır çıtır olmaya başlayacak.
Son yarım saatinde dibi tutmaya başlayacak, bu sırada tahta spatulayla dibini kazıyın. Tekrar çevirin. Kemiği tuttuğunuzda etinden ayrılacak kadar yumuşayacak.
Et henüz sıcakken dilediğiniz kadar tuz ve bolca karabiberini ekleyin.

Dinlendirme ve saklama ipuçları

İnsanda da hayvanlarda da olan 'rigor mortis' diye bir durum var. Kesim sırasında hayvanın kasılmasıyla oluşan bir ölüm sertliği. Bu sertlik normalde ıslak ya da kuru şekilde dinlendirmeyle gün içerisinde kasların yavaş yavaş kendini bırakması ile gideriliyor. Bunu kurban için yapmak mümkün olmadığından kurban etimizin nispeten daha yumuşak bir hale dönüşmesi için:
İlk kesimden sonra 4-8 saat süreyle etlerin dışarıda oda sıcaklığında beklemesi ideal olanı.
Sonra buzdolabında 4 derecede yaklaşık 4 gün- 1 hafta arası dinlendirilmesi ve ardından derin dondurucuya atılması tavsiye ediliyor.
Derin dondurucuya da büyük büyük değil porsiyonlayarak atılırsa daha sonra kurban etlerinin karışması engellenebilir.











http://sosyal.hurriyet.com.tr

Ekleme Tarihi
04.10.2014
Ekleyen Kişi
gidatarim2

Etiketler: Refika Birgül,kuzu
Paylaş | |

>> Arşiv İçin Tıklayınız