Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 01 Aralık 2020 Salı
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  HABERLER » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler
çinekop 

Balık avcılığı ve kontrolü faaliyetleri

 

GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVCILIK DAİRESİ UZMANI KAYABAŞ: -''YAPILAN ARAŞTIRMALARDA LÜFER'İN SADECE YÜZDE 20'SİNİN ÜREME BOYUNA GELDİĞİ TESPİT EDİLMİŞTİR'' -LİTERATÜRÜMÜZDE ''ÇİNEKOP'' ADINDA BİR BALIK YOK, BU LÜFER'DİR''

SAMSUN (A.A) - Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avcılık Dairesi Uzmanı Yaşar Kayabaş, ''Yapılan araştırmalarda Lüfer'in sadece yüzde 20'sinin üreme boyuna geldiği tespit edilmiştir'' dedi.
 
     Gıda Tarım ve Hayvancılık Samsun İl Müdürlüğü'nce düzenlenen 'Balık avcılığı ve kontrolü' konulu toplantıda konuşan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avcılık Dairesi Uzmanı Yaşar Kayabaş, balıkçıların tepkilerine yol açan 20 santimetre altındaki Lüfer balığının avlanılmaması kararını değerlendirdi.
 
     Balıkçıların 20 santimetre altındaki Lüfer'i ''Çinekop'' olarak telaffuz ettiğini ifade eden Kayabaş, ''Lüfer'in 20 santimetre altında avlanılmaması için Bakanlık bünyesinde oluşturduğumuz danışma kurulu, av sezonu öncesinde böyle bir karar aldı. Bu danışma kurulumuz tamamen bilimsel araştırma sonuçlarına göre değerlendirme yapar. Balıkçıların Çinekop olarak adlandırdığı balık türü literatürümüzde bilimsel olarak yok, bu Lüfer'dir. Yapılan araştırmalarda Lüfer'in sadece yüzde 20'sinin üreme boyuna geldiği tespit edilmiştir'' dedi.
 
     Lüfer balığının Karadeniz'de üremediğini de vurgulayan Kayabaş, şöyle devam etti:
     ''Ancak, bu balığa üreme şansı verilmelidir. Bunun içinde balığın en az 20 santimetre boyuna gelmesi lazım. Balığın pasaportu yok, her yere gidebilir ama sonunda yumurtasını bıraktıktan sonra tekrar bizim sularımıza dönecek. Yine bizim balıkçımız avlayacaktır. Burada mühim olan bu balığın döngüsünün devam etmesidir. Lüferi 20 santimetreye gelmeden avlarsak neslini tehlikeye sokmuş oluruz.''
    
     -''Kullandıkları teknoloji ile su altındaki balığın boyu görülebilmektedir''
    
     Balıkçıların tüm avlarında hamsilos ağı kullandığını ileri süren Kayabaş, ''Bu nedenle ıskarta balık avlanması arttırıyor. Seçici ağ kullanılması lazım. Çünkü ağlara küçük balıklarda girmektedir. Bugün balıkçılarımızın elindeki teknolojiyle balığın boyunu görmeleri mümkün. Birde özellikle trol balıkçılarının ağlarını çok hızlı çekmemesi lazım. Ağ gözleri hızlı çekilirken sıfıra kadar düşüyor. Bu da balığın yaşama şansını tamamen kaybetmesine neden oluyor. Balıkçılarımız kuralları riayet etmelidir. Bu kurallar masa başında alınmış kararlar değildir, tamamen bilimsel araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış kurallardır'' diye konuştu.
 
     Toplantıya İstanbul, İzmir, Trabzon ve Samsun'da görevli su ürünleri denetçileri katıldı.

Ekleme Tarihi
25.10.2011
Ekleyen Kişi
şahin yaylacı


Link: Balık avcılığı ve kontrolü faaliyetleri




  HABERLER
>> Arşiv İçin Tıklayınız