Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 04 Aralık 2020 Cuma
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Yazarlarimiz » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler

Geçtiğimiz hafta İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) ''Yakın Gelecekte Pamuk Fiyatları ve Hazır Giyim, Moda ve Yan Sanayi Sektörlerine Muhtemel Etkileri'' konulu bir panel yapıldı.

Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (TMHF) tarafından düzenlenen bu panelin önemi büyük. Çünkü beyaz altın pamuk artık tekstil ve konfeksiyon sektörünce de ‘stratejik ürün’ olarak kabul edilmeye başlandı. Gerçi daha önceleri de pamuğun önemi tekstil sanayicileri tarafından dile getiriliyordu. Ancak pamuk fiyatlarının 140 yıllık tarihi boyunca görülmeyen bir artış göstermesi işin seyrini değiştirdi. Nitekim İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, panelde yaptığı konuşmada, pamuk fiyatlarının artmasının sektör için tarihi bir fırsat olduğunu ifade ediyor. İSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Fikret Tanrıverdi’ye göre ise, “Yapılması gereken pamuk üretimini destekleyici uzun vadeli bir tarım politikasının oluşturulması. Politikalar oluşturulurken de pamuklu ile birlikte pamuk ipliği, tekstil ve hazır giyim sektörleri bir bütün olarak ele alınmalı.''

İSO’nda gerçekleştirilen panelin sonuçlarını İzmirli sanayici ve TMHF Başkanı Nedim Örün ve Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) Başkanı Barış Kocagöz ile konuştuk.

 

AMAÇ NEYDİ- Nedim Örün, “Sektör olarak 16 aydır sürekli yükselen ve son 3-4 aydır normale dönmeye başlayan pamuk fiyatlarını tartışmak için bir araya geldik. Çünkü son 16 ayda adeta doğal bir afet yaşadık ve sonuçta sermayelerimiz küçüldü” diyor. Tabii söz konusu beklenmeyen gelişmenin bundan sonraki etkileri ne olacak? Tekstil ve konfeksiyon sektörü bu çerçevede nasıl bir strateji izleyecek? İsmail Gülle, Nedim Örün, Barış Kocagöz, Fikret Tanrıverdi ve Orta Anadolu AŞ Pamuk Satın Alma Müdürü Leon Piçon işte bütün bu sorulara cevap aramak için bir araya geliyor.

 

PAMUKLU ÜRÜNLER LÜKS MÜ OLACAK- “Biz her şeyden önce pamuk fiyatlarında istikrar arıyoruz” diye cevap veriyor TMHF Başkanı…Aksi halde sektör önünü göremeyecek.

Örün, “Çin ve Hindistan gibi toplam nüfusu 2,3 milyar insanın giyim alışkanlarının hızla değiştiğini biliyoruz. Bu dev nüfusun giyim alışkanlıklarının değişmesi pamuk fiyatlarını nasıl etkileyeceği sorusu çok önemli.Ayrıca dünyada ve Türkiye’de pamuk ekim alanlarının artıp artmayacağı da mutlaka bilmemiz gereken bir konu” diye konuşuyor.

 

PAMUKTAN VAZGEÇEMEYİZ- Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı ve İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Kocagöz,” Panelde öncelikle pamuğun Türkiye için neden vazgeçilmez olduğunu anlattım” diyerek söze giriyor. Bu ülkenin ithal ettiği pamuğun tamamını hatta daha fazlasını üretme potansiyeli var. Hal böyle iken ithalata milyarlarca dolar ödediğimiz gibi, bir de yerli sanayicimizin dengesini bozuyoruz, diyor.UPK Başkanı Kocagöz, bu arada yerli sanayicinin de pamuğun yarattığı katma değeri vurgulamaya başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.

 

ÜRETİM ARTACAK- Barış Kocagöz, Türkiye'de pamuk fiyatlarının dünya piyasalarıyla paralel gelişme gösterdiğini ifade ediyor. 2000-2001 yıllarında 922 ton ile zirve yapan pamuk üretimi, 2009-2010 yıllarında 380 bin ton ile dip yapmıştı. UPK Başkanı,” Bu yılı 500 bin ton ile kapatacağız. Gelecek sezon ise en kötü ihtimalle 670 ve en iyi ihtimalle 750 bin ton üretim bekliyoruz'' diyor…Sonuç olarak gerek ülke ekonomisi gerekse Ege bölgesi için çok değerli bir tarımsal sanayi ürünü olan pamuk eski güzel günlerine dönecek gibi duruyor.Ne var ki başta çiftçi temsilcileri olmak üzere bütün tekstil ve konfeksiyon sektörünün beklentisi beyaz altında artık uzun vadeli bir tarım politikasının uygulanması…Bundan böyle kimse fiyatların 2010 öncesine dönmesini beklememeli.Türkiye’de üretim artışıyla birlikte güçlü bir küresel talep daha uzun bir süre devam edecek.

 

Ekleme Tarihi
09.07.2011
Ekleyen Kişi
ismail uğural


Paylaş | |
 DİĞER YAZILARI