Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 31 Ekim 2020 Cumartesi
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Yazarlarimiz » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler

 

 Değerli okurlar ,sizlere bir süredir  ürün konseyleri ile ilgili düşüncelerimi yazıyorum.

Çünki inancım o ki , türk tarım ve gıda sanayine  ait sorunlara uzun vadeli kalıcı çözümler üretebilmek için,  üretimden tüketime kadar olan süreçte varolan paydaşlar arasında  öncelikle iletişim ve etkileşim kalitesini artırmak zorundadır.

Sırasıyla,turunçgil,pamuk,şimdide zeytin ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyordum.

Fakat  Adana ‘da düzenlenen  Ulusal Turunçgil Konseyi toplantısı, zeytin konseyi yazısının önüne geçti.

Nisan ayında Adana ‘da geniş bir katılımla organize edilen Ulusal Turunçgil konseyi toplantısı, ürün konseyleri  ve bu konseylerin sorunları hakında önemli ipuçları verdi.

Öncelikle ,Antakya,Adana,Mersin,Antalya,İzmir,İstanbul dan tüm ihracatçı birliklerinden,ihracatçıların, geniş katılımı vardı.

Erzin’den Adana,Tarsus,Mersin,Erdemli’den üreticilerin, Ankaradan, koruma kontrolden ve çevre illerden kamu görevlilerinin katıldığı yaklaşık 500 kişilik bir toplantı idi. Uzun yıllardır yapılan  en geniş  turunçgil paydaşları toplantısıydı.

Toplantıda , ihracatçı,üretici,kamu, temsilcilerileri konuşmacı olarak görüşlerini sundular.

Her konuşmacı paydaş diye söze başlamasına rağmen  kendi  sektörünün sorunlarına odaklı konuşmalar yaptı.

Konsey toplantısından sonra Ulusal Turunçgil Konseyi’inn bir ortak bildiri sunmaması önemli bir eksiklikti.

Ürün konseylerinde bir araya gelen paydaşların kendi  menfatlerini savunmaları tabiki anlaşılabilir bir durum.Konseyden  beklentimiz ,sektörün ortak sorunlarına çözüm üretmesi ,meydana gelebilecek sorunları önceden öngörüp önlemesi .

Toplantıda öne çıkan bir eleştiride turunçgil tüketimi ile ilgili yapılan reklam ve tanıtım filmlerinin üreticiler tarafından beğenilmemesi  oldu.

Ulusal Turunçgil Konseyi’nin en büyük sorunu konseyin üzerine yüklenen görev ve sorumlulukları yerine getirebilemesini sağlayacak bir gelirinin olmaması .

Ulusal Turunçgil Konseyini  bu görevleri yerine getircek maddi gelirleri yok.

Ürün bazlı Üretici örgütlerinin üzerlerine yüklenen görevleri gerçekleştirecek gelirleri  yok,

Turunçgil  ihraç eden ihracatçı firmaların ,DTM ile müşterek yaratıkları ihracat gelirlerinden yaratılan bir  fon var. Bu fonun amacı Turunçgil dışsatımına yönelik çalışmalar yapmak iken; İhracatçı firmaların ve DTM nin öngörüsü ile iç  pazardaki tüketime yönelik  ve  Ulusal Turunçgil konseyinin çalışmalarına bu fondan destek sağlanıyor.

Bu toplantının gerçekleşmeside Narenciye Tanıtım Gurubunun ,ihracatçıların katkıları sayesinde oldu.

Burda  zeytin örneği ile turunçgili karşılatırdığımızda , ciddi bir yaklaşım farkı görüyoruz.

Turunçgil Konseyi gibi finasmanı olmayan zeytin konseyinde yaşanan en büyük tartışma , Zeytin tanıtım gurubunun , zeytin  ve zeytinyağı  için iç tüketime yönenlik tanıtım ve çalışmalara destek vermemesi zeytin konseyinde ciddi tartışmalara sebep olmuştu. Sonuçta zeytin konseyi ikiye bölünerek ciddi bir yara aldı.

Burada Ulusal Turunçgil Konseyinde , Narenciye Tanıtım Gurubunun yaklaşımını takdir etmek gerek.

Fakat  bu konu  sürüncemede bırakılmayacak kadar önemli.Çünki ürün konseyleri çok önemli.

Turunçgil  konseyinin mevcut  finasman yapısıyla çok etkili olmayacağı ortada.

Bu işin sorumlusu,  ürün konseyleri kanunu çıkarken  ‘’finasman ‘’ bölümünü atlayan siyasetçiler ve bürokratlar.

Aynı siyasiler ve bürokratlar benzer hatayı ürün bazlı üreticiler kanun tasarısında yaptılar.

Bu tarz toplantılarda üretici örgütlerine neler yapması gerektiğini sıralayan ,siyaset,ihracatçı, bürokrat yetkililileri  bu görevleri sayıca kalabalık üretici topluluğa aktarmak ,bu görevleri hayata geçirmek zorunda olan üretici örgütlerine  gereken  maddi desteği  sağlamadılar.

Ulusal  Turunçgil Konseyi’ nin yönetiminde , Meyva Suyu Endüstrisi Derneğinin alınmamsı ise çok önemli bir eksiklik.  Unutuldu ,atlandı deseniz bu da ciddi bir hata. Meyva  suyu endüstrisi derneği başkanı Alaaddin Güç   bir an önce konsey yönetimine  davet edilmelidir.

Yazının sonuna gelirken tekrar ürün konseylerinin önemine vurgu yapmak istiyorum.

Ürün konseyleri yeni kurulmuş yapılardır. Eksik yönleri mutlaka var . Ekmeğimizi kazandığımız,  gıda üretiğimiz  bu sektörde sağlıklı ve sürekli  südürülebilir bir başarı  istiyorsak ürün konseylerine sahip çıkmalıyız.

Ürün konseyindeki tarafların paydaş yaklaşımına geçmesi zaman alacak bir süreç..

Devlet ve siyaset , ürün paydaşları ,ürün konseylerinin sağlıklı yürümesini istiyorsa ürün konseylerinin ve ürün bazında kurulan üretici birliklerinin finasman sorununa çözüm bulmak zorunda.

Turinçgil paydaşları bu zor göreve talip olmuş Turunçgil konseyi başkanı Ali Kavak’a  yönetim kuruluna destek vermeliler.

Panele başkanlık yapan  DTM Müsteşar Yardımcısı Şevket Ilgaç’ın konulara yaklaşımının  toplantıya ciddi katkılar yaptığını  söylemeliyim. Sabırla sonuna kadar katılımcıları dinledi ve  katılımcıları çözüme odaklı  konuşmalara yönlendirdi.

Kemal Erdoğan.

 

 

 

 

 

 

 

 

Ekleme Tarihi
02.05.2009
Ekleyen Kişi
Kemal Erdoğan
Etiketler: antep fıstığı,suruç,sulama,gıda,tarım


Paylaş | |
 DİĞER YAZILARI