Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 30 Mayıs 2020 Cumartesi
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Yazarlarimiz » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler

Tarımsal Eğitimde Yeni Paradigma Değişimine İhtiyaç Duyulmaktadır
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr

10 Ocak 1846 yılında İstanbul-Ayamama Çiftliği’nde Ziraat Mekteb-i Aliyesi öğretimi
başladığından bu yana tam 163 yıl geçti.  Her yıl dönümünde Ziraat Fakültelerimizde
fakülte ve Ziraat Mühendisleri odaları ortaklaşa törenler düzenle, genelde konuya
hâkim bir hocamız davet edilir ve konunun önemi işlenir, törenler, plaketler
verilir.  Dünyada tarım önem kazanmasına karşın, her geçen gün ülkemizde tarım ve
tarımsal eğitimin sorunları artmaktadır. Üniversite ortamı gibi her konun enine
boyuna tartışılması, çözüm önerilerinin analitik boyuta işlenmesi artık kaçınılmaz
niteliktedir. Ancak son yıllarda üniversitelerimizde gördüğümüz genel işleyiş,
sorunları ve nedenlerini çok fazla eleştirel bir bakış açısı kritik edilmeden
geçiştirilmesidir. Günümüz bilim ve teknoloji çağında nitelikli eğitim yapmak ulusla
Sorun kâğıt üstünde fazla makale yapmak, proje üretmek değil, sorunda dayalı çözüm
üretmek ve bilimsel bilgi üretmektir. Onun için yeni bir paradigma değişimine
ihtiyaç duyulmaktadır.

Tarımsal Öğretimin 163 Yıldönümünde Tarım Eğitimi Yeniden Tartışmaya Açılmalıdır
Öğrenciliğimden bu yana sürekli tarım eğitiminin yetersizliği hocalarımız tarafından
işlenmektedir. Son on yılda üç kez değişen tarım eğitimi son olarak yine Tarım-Orman
ve Su Ürünleri Eğitim Konseyi tarafından yeniden değiştirildi. Tabii hemen
belirtelim ki bunun mağdurları öncelikle öğrencilerimizidir. Şu anda son öğrenci
affı ile gelen öğrenciler ile beraber üç farklı programdan mezun olmuş öğrenci
bulunmaktadır. 10 Ocak 1846 yılında başlayan Ziraat eğitimi başlangıcından bu yana
ülkemize çok değerli mühendisler kazandırmıştır. Saygın meslek yakın geçmişe kadar
en çok işsizleri olan ve boş gezen ziraat mühendisleri dernekleri ile örnek
gösterilirken son yıllarda tarımın yeniden ön saflara geçmesi ile tarım eğitimi ilgi
görmeye başladı. Kaldı ki önümüzdeki dönemde AB sürecinde en çok konuşulacak ko

Tarımsal Öğretim Üretim Tarzına Uygun Yapılmalıdır
Tarımın artık geleneksel yöntemler yerine endüstriyel ve ekolojik tarıma yönelmesi
ile tarım eğitimi yeniden bir kez daha önem kazanmaktadır. Kısal kalkınma,
hayvancılık, bitkisel üretim, tarımsal biyoteknoloji ve tarımsal bilişim
teknolojileri, hastalık ve zararlılar, toprak su kaynaklarının korunması, beslenme
ve gıda ürünlerinin değerlendirilmesinden toplum sağlığına kadar bir çok alanda
temel bilimlerin uygulamalı alanını oluşturan tarım eğitiminin artık klasik eğitim
sistemi ile yapılması çağın ihtiyaç duyduğu ziraat mühendisliğine cevap
verememektedir. Tarım eğitiminin fakültelerin bulunduğu bölgenin coğrafi koşularına
uygun olarak özerk üniversite eksine oturtularak yeniden düzenlenmesi gerekir.

Yaparak Öğrenme Sistemine Geçmeliyiz
Tarım gibi doğal laboratuarda konuların teorik olarak işlenmesi yerine yaparak
öğrenme veya probleme dayalı öğrenme sistemine geçilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.
Günümüz üniversitelerinde probleme dayalı öğrenme sistemine geçilmesi ile geleceğin
ziraat mühendislerinin yeteneklerini daha rahat sergilemesi ve sorunları daha rahat
çözmesi sağlanabilir. Ağırlıklı olarak derslerin öğretim üyelerinin denetim ve
gözetiminde yerinde yaparak, sorgulayarak ve eksilerini kütüphanede öğrenerek
bilgiye erişmesi sağlanacak sisteme geçilmesi artık zorunluluk arz etmektedir.

Ziraat Eğitim Anabilim Dalı Açılmalı
Günümüzde tarımın yeniden önem kazanması ve tarım ürünlerinin çeşitlenmesi,
kırsaldaki insanların yerinde tutulması, tarım ürünlerinin doğa ve insan yararına
ekolojik değerleri kaybetmeden üretilmesi üretilen ürünlerin katma değerinin
yükseltilmesi konularında günün koşullarına göre nasıl bir eğitim verilmesinin
tartışılması ve buna uygun eğitimlerin verilmesi, öğretim üyelerinin sürekli
kendilerini yenilemeleri için Tıp biliminde olduğu gibi Tarım biliminde de artık
Ziraat Eğitim Anabilim Dalının açılması kaçınılmaz olmuştur. Bu konuda Prof. Dr.
Osman Gökçe hocanın CBT dergisinin 1137 sayısında önerdiği Ziraat Yükseköğretimi ve
Eğitimi Anabilim Dalı açılmalıdır.

Dört yıllık Eğitim Yetersiz, 3+2 Sitemine Geçilmelidir
Ayrıca tarım eğitimi alanın genişliği ve konuların farklılığı nedeniyle 4 yıllık
eğitim yetersiz kalmaktadır. Genel bir tarım bilimi bilgisi eğitimi üzerine ilgi
alanında derinlemesine eğitimin verilmesi için 4 yılın yetersizliği uzun zamandır
gerek öğrenciler ve gerekse konuyu yakından izleyen öğretim üyeleri tarafından fark
edilmektedir. Bu bağlamda T tipi bir eğitim ve öğretimin sağlanması modeline
geçilmesi için en az 5 yıllık bir eğitme geçilmesi gerekir. Bir çok ülkede olduğu
gibi 3+2 sitemine artık geçilmeli ve bunun iç dinamiği her fakültenin içinde
bulunduğu ekolojik ve sosyal koşullara göre özerklik ekseninde ele alınmalıdır.
Ayrıca bilgi çağında bir taraftan ekolojik tarım (organik tarım) ürünlerine olan
gereksinim artarken, diğer taraftan artan nüfus yoğunluğunu besleyebilmek için tarım
teknolojileri ve Tarımsal Bilişim metotları da yaygın olarak öğretilmektedir.
Günümüzde iletişim teknolojilere uygun olarak tarım biliminin bilişim teknolojileri
alanında gerekli eğitim ve alt yapı olanakları çerçevesinde yeniden
güçlendirilmelidir. Tarımda inovasyon ve bilişim teknolojileri en ileri düzeyde
eğitimin bir parçası olarak geleceğin yaratıcı mühendisleri yetiştirilmelidir. Diğer
genel bilgiler artık ziraat teknisyenlik okullarında öğretilmelidir.

Ziraat Mühendisine Değil Ziraat Teknisyenine İhtiyaç Duyulmaktadır
Son yıllarda tarımın ihtiyaç duyduğu elemanlar ziraat mühendisi değil Ziraat
teknisyenleridir. Tarım Bakanlığına bağlı Ziraat Liseleri çoğunlukla kapatıldığı
için sektörün ihtiyaç duyduğu ara elemanları bulmakta zorluk çekilmesine karşın
halen belli disiplinlerde işsiz ziraat mühendisleri olmaktadır. Çoğu alanda da
ziraat teknisyeninin yapacağı iş ziraat Mühendisine yaptırılmaktadır. Bu bağlamda
yeni açılan üniversitelerde Ziraat Fakültesi açmak yerine, ülkenin en çok ihtiyacı
olan ziraat teknikeri ve Ziraat meslek yüksek okullarının açılması daha yararlı
olacaktır.

İkinci Öğretim Yerine Kaliteli Eğitim Verilmedir
Geçmişte ölçüsüzce açılan ziraat fakültelerinin çoğunda yeterli öğretim üyesi
bulunmamasına karşın, maaşların yetersizliği başta olmak üzere ek ders kaygısı
nedeniyle açılan ikinci öğretimde tarım mühendisliğinde kalitenin düşmesine neden
olmuştur.
Tarım eğitimi bulunduğu bölgesel sorunlara yönelik araştırma yapmaya ve sorun
çözmeye dayalı yapılmalıdır. Bertrand Russel’ın sözü örnek verilebilir: “Herhangi
bir çiftçinin turpu gür çıkmadıysa, Wisconsin Üniversitesi yönetimi profesörü
gönderir, inceleme yaptırır ve konu ile ilgili bilimsel izah alır.” ifadesindeki
gibi fakültelerin bulunduğu bölgenin sorunlarını çözecek araştırma yanında bu
sorunları aşabilecek bilgi birikimine uygun eğitim alabilmelidirler. Bu da ancak
özerk üniversite ortamında fakültelerin tüzel kişiliklerinin sağlanması ile
sağlanmaktır.

Öğretim Üyesi ve Yardımcılarının Maaşları ve Özlük Hakları İyileştirmelidir
Bütün bu nedenlerden dolayı yeni ziraat fakültelerinin açılmasının sonlandırılması
gerekir. İkinci eğitimin tarım gibi doğaya bağımlı öğretim alanlarında
sınırlandırılması gerekir. Tabii bütün bunların yapılması ve kaliteli bir eğitim
için, bütün bilim disiplinlerin kapsayacak şekilde öğretim üye ve yardımcıları ile
üniversite çalışanlarının özlük hakları ve maaşlarının iyileştirilmesi, çağına uygun
insanca yaşanır koşullara getirilmesi gerekir.
Öğretim üyelerinin tamamına yakını bu durumdan şikâyetçi olması nedeniyle konuya bir
an önce bir çözüm bulunmalı ve öğretim üyelerinin öğrencilerin gözünde ek ders için
çalışıyor imajı silinmelidir.
Tarım Mühendisliği toplumun besin güvencesi ve sürekliğini sağlamak üzere eğitim
alan kutsal bir meslektir. Son ekonomik krizde öğrendiğimiz ders, bir çok fabrika
kapanabilir ancak gıda vazgeçilmezdir. Bu bağlamda uzun erimli olarak geleceğin
projeksiyonu bugünden çizerek tarım eğitiminin niteliği ve kalitesi konusunu yeniden
tartışmaya açmak, öğrenmeyi öğrenme yaklaşımı ile yaparak öğrenme modelini
fakültelerin bulunduğu bölge koşullarına göre yeniden şekillenmelisini ve bundan
taviz verilmemesini sağlamak zorundayız.

Ağırlıkla tarımdan geçinene bir toplum olmamız nedeniyle herkesin tarım haftasını
kutlar, tüm tarım bilimcilerine tarımsal yaşama katkılarından dolayı teşekkürlerimi
sunarım.
Saygılarımla

Ekleme Tarihi
10.01.2009
Ekleyen Kişi
İbrahim Ortaş


Paylaş | |
 DİĞER YAZILARI