Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 19 Ağustos 2022 Cuma
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Yazarlarimiz » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler

  DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR VE ÖNERİLER


  
 Geçen hafta Türkiye’de düzenlenen Yatırım Danışma Konseyi’nde , IMF Başkanının yaptığı konuşma  önemli mesajlar içermektedir.
 
 
Konuşmanın ana başlıklarına geçmeden önce bazı tesbitler yapmakta yarar vardır.

Türkiye ekonomik büyümesini sürdürmek, istihdam hacmini arttırmak ve cari açığını azaltmak için dış kaynaklara ihtiyaç duyan bir ülkedir. Bu kaynakların önemli bir bölümü kısa vadeli sermaye girişleri yani sıcak paradır. Bunun yanında ülkeye doğrudan yabancı yatırımlar şeklinde giren kaynaklar da vardır. Sıcak para spekülatif amaçlıdır, ne zaman geri gideceği belli değildir. Ülkede tutmak için çoğu kez yüksek faiz ödemek gerekmektedir. Özetle güvenilir değildir. Doğrudan yabancı yatırımlar şeklinde ülkeye giren kaynaklar ise kalıcıdır. Ülke ekonomisinin kalkınmasına ve istihdam hacminin genişlemesine olumlu katkılarda bulunur. Getirdiği ek sermaye yanında, yeni teknolojilerin kullanılmasını da sağlar ve sahip oldukları uluslararası dağıtım kanalları sayesinde daha geniş pazarlara ulaşmamızı mümkün hale getirirler. Daha önce ithal edilen bir ürün veya hizmet sektörüne yatırım yaptığı takdirde, döviz çıkışlarını sınırlayacağı için cari açığın azalmasına da katkıda bulunurlar. O halde Türkiye doğrudan yabancı sermaye girişlerini teşvik etmelidir. Ancak son yılların istatistiklerine bakıldığında durumun öyle olmadığı görülmektedir. Nitekim, 2007 yılında 20,1 ,2008 de 22,0 , 2009 da 19,5 ,2009 da 9,2 (kriz dolayısıyla) ve 2011 de 15,7 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekmiştir. 2007 yılında 38,4 milyar dolar olan cari açık 2011 yılında 77,0 milyar dolara çıkınca da, doğrudan yabancı yatırım girişlerinin cari açığı kapatmadaki katkısı giderek azalmıştır. Ekonomi Bakanımız, 2012 yılının ilk çeyreğindeki yatırım giriş miktarını 4,6 milyar dolar olarak verdiğine göre, bu yılki doğrudan yatırım girişlerinin geçen yıldan çok farklı olmayacağını varsaymak mümkündür.

IMF Başkanı haklı olarak kısa vadeli sıcak para girişlerinin, kalıcı hale getirilmesini ve Türkiye’nin daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekmesini önermektedir. Aksi halde bu dönemde küresel piyasalardaki likidite bolluğu ve faiz düşüklüğü sayesinde dış kaynaklarla finanse edilebilen cari açığın,durum tersine döndüğünde,kapatılmasında güçlük çekileceğini belirtmektedir.

Doğrudan yabancı yatırım girişlerinin arttırılması için alınması önerilen önlemler ise bilinen ancak yerine mutlaka getirilmesi gereken düzenlemelerdir.

Bunlar arasında yargı reformunun yapılması, kayıt dışılığın azaltılması, kurumsallaşmanın sağlanması, mülkiyet haklarının sağlamlaştırılması ve kredi notunun “yatırım yapılabilir” seviyeye çıkarılması gibi tavsiyeler yer almaktadır.



Son tavsiye, Standard and Poors adlı değerlendirme kuruluşunun Türkiye’nin notunu “durağan” a çevirmesi ile birlikte gündemimize girmiştir. Kuruluş, art niyetli davranmakla ve ciddi araştırmalar yapmadan karar vermekle suçlanmıştır. Hemen bir hususu belirtmekte yarar vardır. Değerlendirme kuruluşları bütün dünyada tartışılmaktadır. Riskleri abarttıkları öne sürülmektedir.Ancak unutmamak gereklidir ki,bu kuruluşlar borç veren ülke veya firmaların yanındadırlar ve bunların alacaklarının geri dönüşünü garanti etmek durumundadırlar.

Bu kuruluşlarla işbirliği yapma zorunluluğu yoktur. Her ülkenin mevcut işbirliğini sona erdirme hakkı da vardır. Ancak dış kaynak ihtiyacı oldukça ve bu ihtiyaç arttıkça bu tür kuruluşların etkinlikleri de artacaktır. Çünkü, yabancı yatırımcı veya borç verecek kaynak, kaynak aktaracağı ülkenin geri ödeme gücünü mutlaka araştırmak isteyecek ve bu tür kuruluşların tesbitlerini dikkate alacaktır. Aksi halde ya borç vermeyecek ya da risk payını yükseltecektir.

Doğrusu, bu kuruluşların yanlış yapmalarını önleyecek veya asgariye indirecek sağlıklı ve şeffaf bilgileri kendilerine iletmek yani işbirliğini sürekli hale getirmektir. 
 
 
 
 
 
Şevket ÖZÜGERGİN 

Ekleme Tarihi
16.05.2012
Ekleyen Kişi
Şevket Özügergin
Etiketler: Şevket ÖZÜGERGİN, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Ve Öneriler


Paylaş | |
 DİĞER YAZILARI