Çiftçi Defteri
    TÜRKİYENİN EN GÜVENİLİR
                GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK PORTALI

E-Posta
Şifre
Beni Hatırla    
Ş. Unuttum | Üye Ol
Bugün: 03 Haziran 2020 Çarşamba
Haberler Yazarlarımız Basından Makaleler Günlük Teknik Bilgiler Etkinlikler Foto Galeri Video Galeri
 Şuan Buradasınız: Ana Sayfa »  Yazarlarimiz » 
facebook
Twitter
 ANA SAYFA
 Gıda
 İçecek
 Tarla Bitkileri
 Sebzecilik
 Meyvecilik
 Hayvancılık
 Su Ürünleri
 Orman, Peyzaj
 Organik Tarım
 Çevre, Enerji
 Bilişim, Teknoloji
 Tarım Tedarik
 Ekonomi, Lojistik
 Tarımsal Desteklemeler


 
ŞEVKET ÖZÜGERGİN
 

YAZ SICAĞINDA EKONOMİ
 
 
Yaz sıcaklarının rekor düzeylere ulaştığı bu günlerde ekonomik durumla, iç ve dış gelişmeler konusunda yazılacak yazıların çok fazla ilgi çekmeyeceğini biliyorum. Ama işimiz bu. Zaten dünya durmuyor ve küresel piyasaların bir parçası olan ülkeler de, dış gelişmelerden anında etkileniyorlar. Bu durum, özellikle ekonomik büyümeleri dış kaynaklara bağlı olan ülkeler için daha çok geçerlidir. Çünkü bu ülkeler, ekonomik kararlarını tam bağımsızlıkla alamazlar, dış kaynaklar, kurumlar ve dış finans çevrelerinin kararları ve tercihleri, yerel kararlarda önemli rol oynarlar. Maalesef, dış kaynaklara bağımlılık açısından, Türkiye de bu ülkelerden biridir.

Dış kaynak bulmanın olmazsa olmaz koşulları bellidir. Yatırımcıya, bu tür kaynaklara ihtiyaç duyan diğer ülkelerden daha fazla getiri sağlamanız, daha fazla güven ve istikrar vermeniz asgari koşullardır. Elbette, en az bu unsurlar kadar önemli olan şey, dış piyasalardaki likidite bolluğudur.

2009 finans krizinden bu yana dünyada likidite bolluğu yaşanmıştır. ABD, Japonya ve AB, durgunluğu aşmak için piyasalara bol miktarda kaynak sağlamıştır. Bu konuda Japonya başarılı olmuş, AB oldukça sınırlı bir gelişme sağlamıştır ve bol para politikasına devam kararı almıştır. ABD ise, olumluya dönmeye başlayan ekonomik göstergelerini dikkate alarak, tahvil alım sistemini aşamalı bir şekilde azaltma yönüne gitmiştir. Ama dünya piyasalarını ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin finans piyasalarını etkileyecek olan FED’in faiz arttırma kararıdır. Tartışılan konu bu arttırma kararının zamanıdır. Çünkü bu durumda dış fonlar, hem güvenli olan ve hem de daha fazla getiri sağlayacak ABD piyasalarına yönelecek ve dış kaynak ihtiyacı olan ülkeler kaynak bulmada zorlanacaktır.

ABD ‘de Haziran ayında işsizlik oranı kriz dönemindeki % 10 luk seviyesinden, % 6,1 e kadar gerilemiştir. İstihdam artışı beklenilenin üstündedir.’ İki ve 10 yıllık tahvil faizleri yükselmektedir. Bu verilerin devamı halinde FED’in faiz artışını beklenilenden önce, örneğin 2015 yılının birinci çeyreğinin sonlarında veya ikinci çeyreğinin başlarında yapması sözkonusu olabilecektir.

Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacının temelinde cari açık sorunu yatmaktadır. İç talebin kısılması yönünde alınan kararlar, kur politikası uygulamaları ile ithalatın azalması, altın ithalatçısı konumundan, küçük miktarlarda da olsa ihracatçı durumuna gelinmesi ve genelde ihracatın kımıldaması, ilk 5 ayda cari açığın, geçen yılın aynı dönemindeki 32,3 milyar dolarlık seviyesinden 19,8 milyar dolara kadar gerilemesine neden olmuştur. Altın ticareti hariç tutulduğunda, cari açıktaki net gerilemenin 5 milyar dolar civarında olduğu görülecektir. Doğal olarak büyüme oranları da düşebilecektir.

Ancak cari açık sorununu kalıcı bir şekilde çözebilmek ve açığın finansman kalitesini iyileştirmek için alınması gerekli daha bir çok önlem bulunmaktadır.

Yılın ilk altı ayındaki ihracat artışı sadece % 7,3 ve 12 aylık ihracat artışı %2,6 dır. İhracatın ana sorunları devam etmektedir. Bölgedeki olaylar ihracatımızı olumsuz etkileyebilecektir.
 
Türkiye’de enflasyon, benzer ekonomik yapıdaki ülkelere nazaran oldukça yüksektir. Haziran ayı itibariyle yıllık enflasyon % 9,7 den ancak % 9,2 ye gerilemiştir. İlk 6 ayda tüketici fiyatları endeksi % 5,7 dir ve böylece yıllık hedef şimdiden aşılmıştır.

Ülkenin tasarruf hacminde iyileşme halen sağlanamamıştır.

Faiz hadlerinin tesbitinde, siyasetin rol oynadığı görüşü vardır. Düzenleme ve denetleme kurumlarının üzerinde baskılardan söz edilmektedir. Bu tür gelişmeler serbest piyasa düzenine uygun bulunmamaktadır. Önümüzdeki yaklaşık 1 yıl içinde gerçekleştireceğimiz iki seçim doğal olarak bir belirsizlik yaratmaktadır. Bölgemizde güvenlik bir başka sorun olarak karşımıza çıkmakladır.

Sonuçta ekonomi dinamik bir bilim dalıdır. Sürekli bir gelişme ve değişme gösterir. Önemli olan, bu gelişmeleri öngörebilmek ve gerekli önlemleri zamanında alabilmektedir.
  

Ekleme Tarihi
19.07.2014
Ekleyen Kişi
Şevket Özügergin
Etiketler: Şevket ÖZÜGERGİN, ekonomi


Paylaş | |
 DİĞER YAZILARI